Yerel Seçim Sonuçları Hakkında Bazı Tartışmalar Üzerine

0
60

13.03.2014-

Yurt Gazetesi seçim sonuçları üzerinde CHP eksenli bir tartışma açtı. Gazetenin yayın yönetmeni Merdan Yanardağ CHP’nin seçimlerdeki biricik etkili kozunun “AKP karşısında oyları böldürmeyelim” olduğunu belirttikten sonra şunları yazıyordu (13 Mart 2014):

« 1- CHP, daha önce merkez sağ ya da muhafazakâr partilere oy veren yurttaşların desteğini almaya çalışmayı, partinin eksenini sağa kaydırma şeklinde anladı. Elbette partinin ne ölçüde solda olduğu tartışılabilir, ama CHP’de sıradan üyelerden örgüt yöneticilerine, milletvekillerinden partili uzmanlara kadar aydınlanmayı, laikliği, halkçılığı, özgürlükçülüğü, kamuculuğu, anti-emperyalizmi ve yurtseverliği sıkı sıkıya sahiplenen yurttaşların sayısı hiç az değildir. Hatta partinin il ve ilçe yöneticilerinin büyük çoğunluğu sosyalist kökenli kişilerden oluşur. Yani kendisini “sosyalist “olarak tanımlayan CHP’lilerin sayısı sanılandan fazladır. Ancak bu örgütsel yapıya karşın CHP’ye bugün gönül rahatlığıyla “sol” bir parti demek çok zor.

2- CHP’ye bu haliyle sosyal demokrasinin sınırlarında duran bir sistem partisi demek daha doğru olacak. CHP yönetimi, partinin eksenini sağ çekerek iktidar olunabileceği konusunda ikna edilmiş görünüyor. Ancak bu sağa kayış o kadar tutarsız ve faydacı bir anlayışla yapılıyor ki, operasyon Fethullah Gülen Cemaati ile işbirliği yapmak ve ABD’ye güven vermek gibi iki ayağı olan oportünist bir girişim olarak kalıyor.

3- Kuşkusuz merkez sağ ya da muhafazakâr seçmeni kazanmak için çalışmanın yanlış hiçbir yanı yok. Tam tersine, bunu yapmadan partiyi büyütmek, etki alanını genişletmek ve iktidara taşımak mümkün değil. Ancak merkez sağ seçmenin kazanılmasının yolu, sağcılaşmaktan ve ilkeleri bir yana bırakarak oportünist bir politika izlemekten değil, toplumu sürükleyecek, heyecan yaratacak hedefler koymaktan ve siyasetler geliştirmekten geçer. Diğer bir anlatımla muhafazakâr ve merkez sağ seçmen, onlara güven verilerek kazanılır. CHP ise tam tersini yaptı.

4- Solun 1970’li yıllardaki büyük yükselişi, sağcılaşarak değil, devrimcileşerek gerçekleşti. Bu durum CHP için de geçerliydi. CHP’nin 1977 seçim bildirileri, afişleri arşivlerde duruyor. Herkes CHP’nin 1977 genel (milletvekili) seçimlerinde aldığı yüzde 42 oyu hatırlıyor, oysa aynı yılın Aralık ayında yapılan yerel seçimlerde CHP’nin oyları yaklaşık yüzde 50’ye ulaştı. Sosyalist solun oyları ve seçimleri boykot eden devrimci gruplar da düşünüldüğünde, solun toplam oy oranının yüzde 55’e ulaştığını söylemek abartılı olmayacaktır. Yani bu ülkede solun oylarının yüzde 30 ila 40 arasında, sağın toplam oy oranının ise yüzde 60 ila 70 bandında olduğu efsanesi doğru değil.

5-CHP sağa kayarak, Cemaatle örtülü bir işbirliğine yönelerek, gerçekte ABD desteğiyle kurulan yeni rejime, dolayısıyla cumhuriyetin tasfiyesine de “evet” demiş oldu. Yöneticilerin tek tek özel niyet ve düşünceleri ne olursa olsun, nesnel durum budur. CHP hızla yeni dinci rejimin, İkinci Cumhuriyet’in solu ve muhalefet partisi olmaya doğru gidiyor.

6- CHP kendi sağına alabildiğine açılırken, soluna ise kapılarını sıkı sıkıya kapatıyor. Kuşkusuz on binlerce CHP’linin, bazı milletvekillerinin sosyalist solla ilişkileri var. Ancak bu ilişkiler örgütsel değil, bireysel. Örgütsel bir bağlayıcılığı yok. Oysa sosyalist sol, seçim sandığıyla ölçülemeyecek bir toplumsal güce sahip. Toplumun en eğitimli, en ileri ve en örgütlü kesimlerini oluşturuyor.

7- CHP yönetimi artık hiçbir şey olmamış gibi yoluna devam edemez. Geçen hafta da yazdığım gibi, ortada bir AKP zaferi yok, ama bir CHP başarısızlığı var. CHP, bir durum değerlendirmesi yapmadan, partiye yön veren kadro izlenen politikaların hesabını vermeden ve esaslı bir yön ve program tartışması yapmadan parti merkezi, örgütü eskisi gibi yönetemez.

8- İstanbul gibi metropolde, bir sanayi kentinde, bir emekçi havzasında, kültürel başkentte CHP’nin, apolitik bir kampanya yürüten Mustafa Sarıgül’ün peşine neden takıldığının hesabı verilmeden bu partinin bir daha toplumun önüne çıkması mümkün değil.

9- CHP, daha önceki seçimlerde olduğu gibi son seçimde de parti içi sol dahil, bütün sola “eliniz mahkûm, beni destekleyeceksiniz” dedi. Büyük sendikaları, meslek örgütlerini, toplum kesimlerini, dernekleri, partileri yok saydı.

10- CHP’nin yeni bir seçimde aynı talep ve benzer gerekçelerle seçmenin önüne çıkması zor. Kuşkusuz her koşulda CHP’ye destek verecek sol seçmenler olacaktır. Ancak bilinmelidir ki, bu artık eskisi kadar kolay olmayacak. CHP sağlıklı bir iç hesaplaşmadan geçmek zorunda. Örneğin bu partinin türbanlı rektör konusunda söyleyecek bir sözü yoksa başka hiçbir konuda edeceği sözün de bir kıymeti olmayacak. CHP’nin sağa kayışı, solunda büyük bir boşluk bırakmış durumda. Bu boşluk kaçınılmaz olarak dolacak. »

Aynı tarihli gazeteden Yaşar Nuri Öztürk CHP’nin seçim başarısızlığında Cemaat ile kurulan üstü örtülü ittifakına işaret ediyor. CHP’nin bu ittifakla iktidara gelme hesapları yaparken Cemaat’in ahlaksız dinlemelerinin, kanunsuz yargılamalarının ve hatta ABD ve İsrail işbirlikçiliğinin suç ortağı durumuna düştü ifade eden Öztürk, CHP hem AKP’yi hem de Cemaat’i birden karşısına almalıydı, diyor.

Hürriyet gazetesi yazarı Sedat Ergin (15 Mart 2014) CHP’nin Trakya ve Ege’de MHP’ye oy kaybettiğini yazıyor. CHP İstanbul ve Ankara’da ödünç oylar aldı. Yani sonuçta geriledi. Bu, CHP’nin Kürt sorununda eski şoven söylemden laiklik konusunda ise eski tepeden inmeci söylemden uzaklaşması ama yerine ise Fethullahçılık ve sağcılaşma dışında hiç bir şey koyamaması yüzünden oldu. CHP hem barışçı geçiniyor hem de MHP ile ittifak kurmak için uğraşıyor. Bunlara tabanındaki sol kesimi ikna etmesi zordur. CHP ne kadar inkar ederse etsin AKP-Cemaat çatışmasında Cemaat’in safında. Cemaat-AKP çekişmesinde Kürt ulusal hareketi ile Türk ulusalcılığının başını çeken Aydınlık ise AKP’nin safındalar. Kürt ulusal hareketinin beklentisi faklı. O kendi ulusçu ve örgütsel çıkarlarıyla ilgileniyor. Aydınlık ise AKP’den Cemaat’ı tasfiye etmesini bekliyor.

AKP’nin Cemaat’ı tasfiye etmesi elbette iyi olur fakat ikisinin birbirini tasfiye etmesi daha iyi olur. Kaldı ki AKP Cemaat’in dinci birikimini tasfiye etmeyi değil ele geçirmeyi istiyor. Türkiye solu her iki kesime birden tavır alırsa CHP içinde tasfiye edilmek istenen sol kesimden de güç alarak Türkiye’de geniş kesimle ulaşma imkanlarına kavuşacaktır.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here