YEREL SEÇİMLER, BİRLİK VE ÖRGÜTLENME

0
219

Erdoğan yerel yönetimlerin inisiyatif alanını daha çok azalttığı halde yerel seçimlerde heyecan arttı. Erdoğan iktidarı öyle çok yıpranmış durumda ki muhalefet akacak kanal arıyor. Kamuoyu yoklamaları CHP’nin oylarını artırdığı gösteriyor. Türkiye’de devrimci örgütlenme için çok elverişli bir ortam var.

CHP yönetimi Erdoğan’a hizmet ediyor 

CHP daha fazla kasten kendi aleyhine davranmazsa büyük şehirlerde ve ülke genelinde kazanacak görünüyor. Kılıçdaroğlu yönetimi AKP’ye karşı muhalefet etmek adına MHP zihniyetiyle bütünleşerek kendi partisine zarar veriyor. Kılıçdaroğlu Türk-Ermeni kardeşliğinin abidesi Hrant Dink’in katillerine övgü yağdıran faşist sanatçı Ozan Arif ile Pir Sultan Abdal’ı bir tuttuğunu ifade ederek, Alevilik değerlerini faşistlerin ayakları altına verdi. CHP ayrıca aday listesine faşistleri yerleştiriyor. 

CHP bugüne kadarki güçsüzlüğünü, sürekli kendi sağına yanaşmış olması nedeniyle yaşadı. Sosyal demokratlar bugüne kadar işçiye, emekçiye, ilerici güçlere ve toplumda dayanışmaya yakın politikalarla güçlenirken işçiden, emekçiden, ilerici güçlerden ve dayanışmacılıktan uzaklaşan, sağcı, yeni-liberal politikalarla güçsüzleştiler. CHP yönetimi güçlenme yolunu hala daha çok sağa gitmekte görüyor.  CHP yönetimi bu tutumuyla Erdoğan’ın işçi, emekçi düşmanı politikalarına karşı bir etkili direniş yaratamadığı gibi halkın direniş azmini de kırdı. Bu tutum Brezilya, Fransa, Almanya, İsveç, Yunanistan gibi ülkelerde yaşandığı gibi sosyal demokrat partileri tükenişe götürüyor.

Türkiye solu da dayanışmacılıktan ve kendi gücüne güvenmekten uzaklaşıp bireyciliğe battıkça ve kendisi dışındaki güçlere yedeklendikçe zayıfladı. 

Sosyalist adaylar

CHP’nin ÖDP eski başkanlarından Alper Taş’ı kendi listesinden aday göstermesi ise olumlu karşılandı. Yerel seçimlerde bazı sosyalistler HDP listesinden katılırken EHP ve TKP gibi sosyalist sol örgütler bağımsız adaylarla katılıyor. Ovacık Belediye Başkanı Mehmet Maçoğlu CHP ve HDP listeleri dışında bir çıkışın sembolü oldu. Ne var ki bu çıkış sol muhalefet saflarında tartışma yarattı. 

Maçoğlu halk meclisleri gibi demokrasi uygulaması; üretim ve tüketim kooperatifleri, tarım ve turizm,  ekoloji, kreş, rehabilitasyon merkezleri, öğrencilere burs, ücretsiz su, ücretsiz taşımacılık gibi sosyal hizmet uygulamaları ve düşünceleriyle halkın gözünde sosyalizmin prestijini artırdı ve sosyalizme ilgi kazandırdı. Maçoğlu ve arkadaşlarının sosyalist mücadelenin yapıcı yanını öne çıkaran  bu yaklaşımlar Eğitim ve Dayanışma Hareketimizin yıllardır savunduğu görüşlere uygundur. Biz bu yaklaşımın solda birlik ve devrimci yenilenme doğrultusunda ele alınarak geliştirmesini savunuyoruz.

Şimdi Dersim merkezde adaylığını koymuş olan Maçoğlu ile HDP adayları arasındaki rekabet ne yazık ki sol hareketi yıpratan sonuçlara  yol açtı. Tarafların seçim çalışmasında taraftarları şartlandırmaya, onları birbirine karşı kışkırtmaya yönelik  propagandadan ve yıkıcı metotlardan uzak durmaları gerekir. Günlük dilde zararsız bir şeymiş gibi bahsettiğimiz propaganda metodunun kendisi zaten başlı başına öyle bir risk taşımaktadır. 

Solun en önemli sorunu

Kimse Erdoğan’ın iktidarı seçimle bırakacağına inanmıyor. Kimse Erdoğan’ın özgür seçimlere izin vereceğine inanmıyor. Gene de halk güçleri fırsat buldukları her yerde seçim çalışmalarını kullanarak kendilerini ifade etmeye çalışıyorlar. Sol hareketler ortaya çıkan imkanları değerlendirerek halkla bağlarını ve örgütlenmelerini geliştirmeye çalışmalıdırlar.

Solun gelişmesi için çok büyük olanaklar var. Ancak dikkatlerini olanaklara değil de zorluklara yoğunlaştırmış olan sol kesimler inisiyatif gösteremiyor.. 

Ülkemizde asıl sorun, rejimin arta baskıları değil  halk saflarındaki yılgınlıktır. Rejime karşı muhalefetin kitle temeli bir demokratik devrim yaratacak kadar geniş. 1990’lı yıllarda böyle geniş bir temel yoktu. Üstelik o dönemde yaygın gözaltında infazlar var olduğu halde bugünkü umutsuzluk yoktu. Şimdi toplumda korku ve solda ise yorgunluk var. Erdoğan giderek zayıflayan iktidarını iç savaş tehdidini kullanarak ayakta tutmaya çalışıyor.. Burjuva muhalefet iç savaşı göze alamadığı için kenardan dolaşmayı seçiyor. Bir yanda toplumda korku varken diğer yandan ise işten atılan işçilerin hak arama eylemleri, küçük grevler ve direnişler, aydınların protestoları, kadınların muhalefeti gibi tek tek direnişlerin arka planında toplumda çok büyük ve yaygın bir hoşnutsuzluk var ve bu hoşnutsuzluğun nasıl büyümekte olduğu sokaktaki insanların tepkilerinden de görülüyor. En önemli sorun, sol hareketlerin yorgun halleri. Aslında sol hareket için toplumda çok iyi bir örgütlenme imkanı var. 

Devrimciler seçimlerin sağladığı olanakları mümkün olan en iyi şekilde değerlendirmelidirler. Seçimlerde nerede hangi adayı destekleyeceğimiz konusundaki somut tutumumuzu sosyalist hareketin bağımsızlığı, grupçuluktan arınması ve muhalefetin birliği hedeflerimizi göz önünde tutarak kararlaştırmalıyız. Hopa’da solun CHP ve HDP’nin birlikte çalışmasına yardımcı olmasını bir kazanım görüyoruz. Birincil ve en büyük önemdeki mesele seçimlerin yarattığı olanakları değerlendirerek kitlelerle bağ kurmak ve bu bağların içinde örgütlenmektir. Çalışmalarımız kesinlikle bu amacı göz önünde bulundurmalıdır. Dikkatimizi örgütlenmeye vermeliyiz. Devrimci örgütlenme için, Türkiye tarihinde belki bu kadar gerekli ve uygun bir ortam gelmedi. 

Odak Dergisi

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.