Yerel Seçimler Yaklaşırken

0
82

Büyük ekonomik krizin yarattığı sarsıntılar artıyor. On milyonlarca insan işsiz kalıyor. Dev şirketler çöküyor. Devletler iflas ediyor. Doğu Avrupa’da, Ortadoğu’da, Orta Asya’da, Afrika’da ve Latin Amerika’da iktidarların yıkılması riski büyüyor. Üçüncü Dünya Ülkeleri’nde başlaması beklenen huzursuzlukların metropollere yayılabileceği tahmin ediliyor. Avrupa ve Amerika’yı bile etnik, sosyal patlama ve isyanlar ihtimali korkutuyor. Obama Yönetimi; yeni dönemin en önemli sorununun ekonomik kriz olduğunu saptadı. Türkiye yerel seçimlere bu uluslararası ortamda giriyor.

Yeni-liberal Dinci Kimlik Kuvvetleniyor

ABD emperyalistlerinin 11 Eylül saldırısını fırsat bilerek başlattıkları bir dünya imparatorluğu kurma planı; başta Afganistan ve Irak’taki olmak üzere yerel direnişler yüzünden büyük ölçüde başarısızlığa uğradı. ABD şimdi geri çekiliyor ve kendi içine yoğunlaşarak krize öncelik vermeye çalışıyor. ABD Irak’tan en az zararla çekilmeye, Afganistan’da ve Pakistan’da durumunu sağlama almaya çalışıyor.

Bu konuda Türkiye’ye çok ihtiyaçları var. Türkiye’nin Irak’ta ABD ile kuvvetli işbirliği yapması isteniyor. Afganistan’a yönelik operasyonlara Karadeniz’de daha geniş olanaklar sağlanması isteniyor. AKP Hükümeti ile bu konuda iyi anlaşıyorlar. AKP Hükümeti Barzani ile de anlaştı. Ordu; uzun süredir yürütülen yoğun baskı ve tasfiyelerle buna ikna edildi. Anlaşma PKK’nin güçten düşürülmesini ve yozlaştırılmasını öngörüyor.

Türkiye’nin yeni-liberal Sünni kimliği; ABD isteklerine de paralel olarak öne çıkmış durumda. Gerek dinci gelişmeye gerekse Kürt Sorunu’nda ABD yanlısı çözüme karşı ordu ve bürokrasideki direnç; Ergenekon operasyonları ile etkisizleştirilmiş durumda. Bir süre, askerden; gidişi durdurmasını bekleyen CHP de artık umudu kesti ve sürece ayak uydurmaya çalışıyor. Onlar da çarşaf ve fes gösterileri yapmaya başladılar. Kürt Meselesi’nde Barzani Yönetimi ile gelişen ilişkiler Türkiye’deki yeni-liberal Sünni İslamcı kimliğin öne çıkmasını destekliyor.

Milliyetçilik Denetim Altına Alındı

Yeni-liberalizm, milliyetçilik ve dinciliğin küresel düzeyde güçlenmesine yolaçtı.  Sovyetler Birliği’nin ve reel-sosyalizmin çöküşü Türkiye – ABD ilişkilerinde sarsıntılar yaratmıştı. Çünkü Rusya klasik piyasa sistemine geçerek Türkiye ile yoğun ticari ilişkiler geliştirmeye başlamıştı. ABD ve Batı’nın Kürt Sorunu’na müdahalesi Türkiye yöneticilerini ürkütmüş, ABD’yi ve Batı’yı dengeleyecek arayışlara itmişti. “ABD; Türkiye’yi bölecek, Büyük Kürdistan’ı kuracak”, endişeleri arttı. Bu endişe özellikle Irak’ın işgali süreci ile en yüksek noktaya çıktı.

Reel-sosyalist diye bilinen sistemin çökmesi aynı zamanda Ortadoğu, Balkanlar ve Kafkasya’da Türkiye’nin göreli gücünü artırdı. Yugoslavya harab olmuş, Bulgaristan, Romanya zayıflamış, Kafkaslar’da zayıf ve küçük devletler ortaya çıkmış, Irak ablukaya alınmış, Suriye zor duruma düşmüş iken Türkiye güçlendi. Rusya karşıt sistem olmaktan çıkıp büyüyen ticari ilişki olmuş, Türkiye ile yakın ilişki arıyorken Türkiye kendisini Batılı Sistem’in efendilerinin tehdidi altında hissediyordu. Olanakları değerlendirerek etkin bir devlet konumuna yükselme olanağı ile Yugoslavya ve Irak durumuna düşme riski arasındaki artan gerilim milliyetçiliğin yükselişine ivme oldu. Milliyetçilik ordu üst yönetiminde taraftar bulunca ABD Yönetimi’nin endişeleri arttı. Dinci kesimde etkin olan Erbakan da milliyetçi eğilimlere sahipti. Cumhurbaşkanı Sezer ve Ecevit de milliyetçi tutum içinde idiler. ABD öncelikle Erbakan’ı askerler aracılığıyla safdışı ederek Erdoğan’ın yolunu açmıştı. Ardından Ecevit’i ve ordudaki milliyetçileri safdışı etti. Erdoğan; ABD’nin olağanüstü arkalaması ile iktidar merdivenlerini hızla tırmandı ve büyük güç kazandı.

Erdoğan hem ABD’nin Ilımlı İslam Projesi’ni hem de BOP’u (Büyük Ortadoğu Projesi) benimsediğini ifade ediyordu. İlk proje ülkemizdeki geleneksel Kürt Politikası’na aykırı idi, ikincisi ise tepeden inmeci laikliğe. Her iki eğilim de Türkiye’de dinsel gericiliği körüklüyordu. Tasfiye edilen komutanlar; Alevilere ve ve şeriattan korkan laik kesime dayanarak bir kitle hareketi yaratmaya koyuldular. Ciddi şekilde yol aldılar. Milyonlarca insanı harekete geçiren Cumhuriyet Mitingleri Batı’yı ürküttü. Milliyetçiliğin Türkiye’yi Batı’nın insiyatifinden çıkarmasından korktular. ABD’nin etkin desteği ile AKP Hükümeti, ordu üst yönetimi ve Gülen Cemaati’nin etkisi altındaki polis teşkilatı arasında sıkı bir işbirliği kurularak Ergenekon operasyonları yürütüldü.

Milliyetçilik Türkiye’de 1960’lı yılların elverişli iç ve dış koşullarında solun gelişmesine kapı aralayan bir rol oynamıştı. ABD emperyalistleri kontr-gerilla operasyonları ve askeri darbe ile ulusal güçleri ezerek milliyetçiliği MHP vasıtasıyla solun baş düşmanı haline getirip kendi hizmetlerine koştular. 1990 sonrası süreçte yeniden kontrol dışına çıkmaya başlayan ve bu kez solun tabanını da kendi hizmetine koşup eritecek güçte olan hatta bütün siyasi partileri silip tek parti iktidarı kurabilecek bir potansiyel taşıyan milliyetçi dinamik bu kez Ergenekon operasyonları ile safdışı edildi.  Erdoğan zaferini perçinlemek için bu kez milliyetçiliğin de sembolü olmaya kalktı. Davos’taki “one minute” (bir dakika) çıkışı bu çerçevede yorumlanabilir. Erdoğan orada hem İran-Suriye hattına karşı başta Hamas olmak üzere İslamcı hareketleri Batı Sistemi içine çeken bir rol oynadı hem de Ergenekon diye adlandırılan milliyetçilerin yaratmış oldukları “laik milliyetçi” zemini topa tutmuş oldu. İsrail’den bazı tepkiler geldiyse de Erdoğan’ın o çıkışları bugün için Batı’nın çıkarlarına uygundur. ABD Erdoğan’ı da başka güçlerle dengeleyerek kendi çıkarlarını yürütmeye çalışır.

Erdoğan Hükümeti şimdi de krizi fırsat bilerek Ergenekoncu diye tanımladığı geleneksel güçleri (asıl Ergenekon Örgütü tasfiye edilenler değil, tasfiye edenlerden oluşuyor) safdışı ederken bütün direnç potansiyellerini dağıtıyor. O kesimin güç aldığı sermaye grupları da dize getirilmeye çalışılıyor. Mali operasyonlar Aydın Doğan’ı sıkıştırıyor, teslim olmaya zorluyor.

Yerel Seçimler, dayanışma ve yolsuzluklara karşı mücadele

Egemen güçler arasındaki mücadele dinciliğin lehine gelişmeye devam ediyor. Tarafların birbirini dengelemesi halkın nefes alma olanaklarını artırıyordu. Bir tarafın ağır basması, baskıların ağırlaşmasına yolaçıyor. Dincilik, güçlü ABD desteği yanında; toplumda dayanışma ihtiyacının istismar edilmesi sayesinde de kuvvetli yer edinebildi. Milliyetçi ve laik iddiadaki güçler kapitalizmin ezdiği halka ekonomik, sosyal ve manevi bir alternatif önermeye yanaşmadılar. Ekonomik kriz sonucu ağırlaşan koşullarda ezilenlerin dayanışma ihtiyacını ele almak devrimcilere düşüyor. Dayanışma, demokrasi mücadelesinde canalıcı önem taşıyor. Yerel seçimlerin yarattığı duyarlılık ortamı Dayanışma Hareketi geliştirme yolunda adımlar atmak için çok önemli bir şanstır.

Bu koşullarda Kılıçdaroğlu insiyatifi ile geliştirilen ‘Yolsuzluğa Karşı Kampanya’ önemli ipuçları verdi. Yolsuzluklara karşı mücadele ve temiz toplum ihtiyacı bugün halkın duyarlı olduğu noktaların başında geliyor. Kılıçdaroğlu’nun başta gençler olmak üzere toplumdan görmüş olduğu ilgi buna işaret ediyor. Ülkeyi yönetenler din adına çalıyor ve zenginleşiyorlar. Seçim kampanyaları da ekonomik durumu ağırlaşan halka sadaka niteliğinde kömür, gıda, mobilya ve beyaz eşya dağıtmaya dayanıyor. Bir yandan da devlet olanaklarını kullanarak insanları özel hayatlarının ayrıntılarına varacak şekilde dinliyor, gözetliyor ve kaydediyorlar. Bu yoldan insanların kendilerine boyun eğmesi için şantaj malzemesi topluyorlar. Bu ahlaksal çürümeye yani din istismarcılarının hırsızlığına ve insanların özel hayatının gözetlenip kaydedilerek onlara yönelik şantaj olarak kullanılmasına karşı biriken tepkilere akacak kanal sağlamak gerekiyor.

Yolsuzluklara karşı temiz toplum doğrultusundaki mücadele; geniş bir demokrasi cephesi yaratmak için büyük bir olanaktır. Yolsuzluklara karşı bir mücadelenin birleştireceği güçler ve yaratacağı etkiler üzerinde düşünülmesi gerekir. Yerel seçimler bunun için bir fırsattır.

Paylaş
Önceki İçerikEğitim ve Dayanışma Hareketi
Sonraki İçerikESP’YE OPERASYON

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here