YSK’NIN HUKUK KATLİAMI

0
552

YSK, hafta başında verdiği İstanbul seçimine müdahalesi ve seçimi yenileme kararıyla Türkiye politik anlamda tam bir türbülansa girdi. Faşizm son virajını alıyor diyebiliriz.

YSK’nın seçimlerin yenilenmesi için oy veren hukukçular ülkenin imajını, itibarını, ekonomisini düşünseler böyle haksız ve tartışmalı bir kararı almazlardı. Seçimin tekrarı da bal gibi ülkenin bekası olmuyor mu?

Türkiye’de demokrasi yerlerde sürünüyor şu an. Hukuk devleti yeniden tesis edilmezse korkunç felaket kaçınılmaz olacak.

Adalet hafife alınamaz. O mağdurların, haklıların sığınacağı tek sağlam limandır. Dünya bile onun üzerine kurulmuştur.

YSK’nın bu kararıyla anlıyoruz ki ülkenin en büyük ve en önemli şehrinde ne zorluklarla kazanılan bu tarihi seçim demek ki birilerinin hoşuna gitmedi.

Rant, vurgun ve çok büyük hacimlerdeki gelir kaynaklarının kesileceğini görenler, kaybettikleri seçimi tarafsızlığını yitirmiş YSK’ya anti demokratik biçimde iptal ettirdiler.

AKP bu tavrıyla hem demokrasiyi hem de kendini bitirdi ama büyük bir iyilik de yaptı. Çünkü muhalefeti birleştirdi.

İstanbul’u kazanayım derken de Türkiye’yi kaybediyor AKP, haberi yok.

Almanya ve Avrupa’daki basın ‘’Erdoğan seçimleri iptal ettirdi, demokrasiyi rafa kaldırıyor!‘’ diye başlıklar attı. Sol partilerden, Alman ve Türkiye kökenli politikacılar mağlubiyeti hazmedemeyen YSK’yı ve AKP’yi en sert biçimde eleştiriyor.

Yabancı yatırımcı artık Türkiye’ye gitmek istemiyor.  Yatırım yapan Alman iş insanları ise Türkiye’den kaçıyor çünkü hukuk, adalet sistemi tam işlemiyor diye ifade ediyorlar. 

Peki bu halkın iradesini ayaklar altına alan, ona ipotek koyan hak gaspının hesabını kimler verecek?

İnanın Türkiye hiçbir dönemde bu kadar perişan olmamış, çaresiz kalmamıştı.

İnanılmaz bir partizanlık yaşanıyor. Bir yanda yoksulluk, yoksullar, muhaliflere baskı artarken din bezirganları, AKP’liler ve onlara yakın yeni işadamları, milyarderler türüyor.

Bilim insanları, aydınlar, gazeteciler, aktivistler ekranlarda itibarsızlaştırılıyor, aşağılanıyor. Hurafeler, hacılar, hocalar gündemi belirliyorlar.

İşte böyle bir süreçte ortaya çıkan, seçimi kazanan ve insanlara büyük umut aşılayan, cesur, genç, dinamik Ekrem İmamoğlu’nun İstanbul Belediye Başkanlığı ancak 19 gün sürdü.

Bu büyük bir haksızlıktır. Bu karara artık AKP içinden bile tepkiler var. Bunlara en güzel örnek vicdanının sesini dinleyen ve Almanya’dan giden AKP İstanbul Milletvekili Mustafa Yeneroğlu ve gazeteci Ömer Turan’dır.

Ülke perişan durumda olabilir ama hala Türkiye’nin bunu tersine çevirebilecek eğitimli, yurtsever, demokrat, evrensel düşünen uygar dünyadan kopmak istemeyen insanlar var.

Öğrendik ki CHP de seçim kararı almış ve boykot yok demiş, hadi bakalım..

Ben inanıyorum ki muhalif blok demokratik bir birliktelik ve ortak mücadeleyle Türkiye’nin geleceğini de kendi geleceğini de kurtaracaktır.

Zaten adil seçimler olsa oylar düzgün sayılsa bu gerici blok asla Türkiye’de seçim kazanamazdı. Türkiye’nin namuslu, dürüst insanları iktidarın giydirmek istediği deli gömleğini üzerinden atmak üzere.

Demokrat seküler kitlelerde büyük bir uyanış, ülkeye sahiplenme var. Halk korkulardan ve tehditlerden bıkmış, korku duvarı aşılmış durumda.

Bu seli kimse durduramaz ama muhalefet yeni seçimi yüzde 70’ler gibi bir oranla kazanır ise ve Erdoğan da İstanbul‘u vermezse ne olacak? Bu da var işin içinde.

Yenilenecek bir seçimde büyük mega bir manipülasyon planlanmamışsa seçimi tekrar demokrasi bloğunun adayı İmamoğlu kazanır diye düşünüyorum… Bunun için 31 Mart’tan daha çok çalışmak lazım.

Oluşacak bu “vicdan ittifakının‘‘ zaferi sayesinde 23 Haziran’da Türkiye’de demokrasi, kardeşlik, barış, özgürlük ve uygarlık güneşi; İstanbul üzerinden tekrar yeniden doğacaktır.

Her şey çok güzel olacak

Aşk ile…

Mehmet Tanlı/ Almanya

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.