“Zavar İçeri Düştüğünde…”

0
439

ZavarVeAilesi

Birgün Gazetesi yazarlarından Veli Bayrak, Erol Zavar hakkında bir yazı kaleme aldı.

Odak Dergisi’nin Eski Yazı İşleri Müdürü Erol Zavar’ın kızı Özgecan’ın 10 Ekim Ankara Mitingi’ndeki patlamada yaralandığını ve tedavisinin sürdüğünü hatırlatan Bayrak, yazısında Zavar’ın hapishaneye girdiği günden bu yana yaşananlara değiniyor ve serbest bırakılması çağrısı yapıyor.

”Euro henüz piyasaya sürülmemişti Zavar içeri düştüğünde, AKP kurulmamış, Türk Lirasından altı sıfır silinmemiş, cep telefonlarına internet erişimi sağlanmamıştı. Demem o ki, yani, 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Fazilet Partisinden milletvekiliydi Zavar içeri düştüğünde.” ifadelerinin yer aldığı yazının tamamı şöyle:

Zavar içeri düştüğünde

Euro henüz piyasaya sürülmemişti Zavar içeri düştüğünde, AKP kurulmamış, Türk lirasından altı sıfır silinmemiş, cep telefonlarına internet erişimi sağlanmamıştı. Demem o ki yani 11 inci Cumhurbaşkanı Abdullah Gül Fazilet Partisinden milletvekiliydi Zavar içeri düştüğünde


VELİ BAYRAK

Şair Orhan Veli Kanık birbirinden güzel şiirler bırakarak aramızdan ayrıldığında 36 yaşındaydı. Kazım Koyuncu 32 yaşında unutulmaz eserler bırakarak ayrılmıştı aramızdan. Avusturyalı besteci Wolfgang Amadeus Mozart 35 yaşındaydı bizlere dünyaca ünlü besteler bırakarak hayata gözlerini yumduğunda! Bazen kısacık hayatına birçok şeyler sığdırabilir insan. Birçoğunun 70 ya da 80’li yaşlara sığdıramadığını o kısacık hayatına sığdırabilir insan lakin birde tutsak düşmek var işin ucunda! İşin ucunda birde dört duvar arasında tecrit edilerek hapsedilmek var!

Cep telefonları takoz büyüklüğünde ve el çantalarında taşınıyordu Zavar içeri düştüğünde! Büyüklerin bayramları cep telefonlarından mesaj atılarak değil bilahare yanına gidilerek ya da başka şehirlerdeyse eğer mektup ya da kartpostal gönderilerek kutlanıyordu! İnternet bu kadar yaygın değildi Zavar içeri düştüğünde, bilgisayarın işini daktilo görüyor, iş başvurusu yapan gençlerden bilgisayar sertifikası yerine daktilo sertifikası isteniyordu! Kenan Evren için “Ressam” denilmiyordu Zavar içeri düştüğünde! Turgut Özal ölmüş lakin zehirlenip zehirlenmediğini anlamak için mezarı henüz açılmamıştı!
Euro henüz piyasaya sürülmemişti Zavar içeri düştüğünde, AKP kurulmamış, Türk lirasından altı sıfır silinmemiş, cep telefonlarına internet erişimi sağlanmamıştı. Demem o ki yani 11 inci Cumhurbaşkanı Abdullah Gül Fazilet Partisinden milletvekiliydi Zavar içeri düştüğünde.

Bir doktor hastası için “Acilen tedavi görmesi gerekir yoksa ölür” diyorsa eğer siz o hasta için “Ölürse de bizim hapishanelerimizde ölsün, gözlerimizin önünde ölsün” diyemezsiniz! Diyorsanız eğer hukuktan ya da uluslar arası bir takım anlaşma ya da sözleşmelerden bahsedemezsiniz! Bahsediyorsanız da onun gereğini yapmalısınız! 18 yıldır yattığı cezaevinde 15 kez ameliyat olan bir tutsağa “Gözümüzün önünde ölsün” diyemezsiniz!

Erol Zavar. 1969 Zonguldak doğumlu! Anayasal düzeni zorla değiştirmeye teşebbüs etmekten 1997’de 28 yaşındayken girdiği cezaevinde hala yatmakta. Oysa daha 1999 yılında Mesane Kanseri tanısıyla TUR-T ameliyatı geçirmiş ve stresli ortamlardan kaçınılarak 3 aylık periyodular halinde sistoskopi yaptırması istenmişti. Lakin devlet bu sürece duyarsız kalmış, geçen bu zaman içerisinde Erol Zavar’in hastalığı ağırlaşmış ve tam 15 kez ameliyat geçirmişti!

İçeri girdiğinde sağlamdı Erol Zavar, belki de bu sağlıklı görüntüsü o’nun Anayasal düzeni zorla değiştirebilmesi için bir gerekçe gösterilebilinirdi! Öyle ya değil sadece Anayasal düzeni herhangi bir şeyi bile zorla değiştirebilmek için sağlıklı olmak gerekiyordu! Lakin hücre tipi olarak bilinen cezaevlerinde kalan, üç ayda bir sistoskopi cihazı olmadığı için tevdisi aksayan, F Tipi cezaevlerinin tecrit koşullarında migren krizleri ve astım nöbetleri geçiren biri artık Erol Zavar! Ve o değil artık Anayasal düzeni cezaevinin çevre düzenini bile değiştiremezdi!

Oysa birçoğunun bilmediği, bizim bir türlü hesaba katmadığımız başka bir gelişme yaşanmıştı artık! İçeri girmeden önce aylık siyasi dergi Odak’ın Yazı İşleri Müdürlüğünü yapan Erol Zavar içeri düştükten sonra da şairliğe soyunmuş, 2006 yılında da ilk şiir kitabını çıkarmıştı! Üstelik şiirinde ölmeyeceğini söylüyordu! Ölmediği sürece de devlete göre, anayasal düzeni zorla değiştirme ihtimali her zaman vardı! Ne diyordu Zavar şiirinde:

ölümü ektim randevu yerinde
zembereği boşalmış sözcüklerin
akreple yelkovan öpüşüyor onikide
bütün ziller vaktinde vuruyor
tembellik edip gitmeyeceğim
kusura bakma ölüm
bugün de gecikeceğim”

Gayri Anayasal düzeni yıkmak için bu çok önemli bir gelişmeydi! Zira bu ülkede anayasal düzeni “Anayasayı bir kez delmekle bir şey olmaz” diyen Başbakanlar değiştirmiyordu, bu ülkede anayasal düzeni “Ya kardeşim, biz yasa yapan yeriz, gerekirse hangi yasa yapılıyorsa onu yapar, sizin yaptığınızı suç olmaktan çıkartırız” diyen Başbakanlık danışmanları değiştirmiyordu, bu ülkede anayasal düzeni ancak ve ancak şairler, yazarlar, çizerler, gazeteciler, öğrenciler, aleviler, Kürtler ve emekçiler değiştiriyordu! Ve onlarında sırası geldikçe hakkında geliniyordu!

Ve Ankara! Erol Zavar’ın kızı ve eşi Barış mitingi başlamadan patlatılan bombalarda yaralanarak ard arda bir dizi ameliyat geçirdiler geçtiğimiz günlerde. Yaklaşık 10 günlük hastane sürecinden sonra tedavileri evde devam edecek ve bir süre sonra tekrardan hastane süreci başlayacak. Artık baba Erol Zavar çocukları ve ailesinin yanında olmalıdır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 2. Maddesi: “Herkesin yaşam hakkı yasanın koruması altındadır” ilkesi uygulanmalıdır. Ha ölmesini beğeniyorsanız eğer Erol Zavar bu randevuyu çoktan iptal etti. Demem o ki yani çokta fazla heveslenmeyin! Bakın kendisi söylüyor şiirinde:

bu şiirin içinden tren de geçebilir
uçak da
vapur da
bütün teknolojik ölüm aletleri de
ama hiç birine binmeyeceğim
kusura bakma ölüm
gelmeyeceğim”

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.