AMİRALLERİN AÇIKLAMASI VE AKP İKTİDARININ TELAŞI

0
602

Hamza Yalçın

İktidar, emekli amirallerin hükümeti eleştiren açıklamasına balıklama atladı. Açıklamayı fırsat bilerek terör estiriyor. Hem mağdur hem de güçlü bir görünüm vererek kendi saflarını birleştirmek, muhalefeti iyice sindirmek, bölmek ve toplumdaki kendi desteğini artırmaktır. AKP bildiriyi fırsata çevirerek, olmayan darbeden kendi darbesini imal etmeye çalışıyor.

Emekli amiraller imzaladıkları metinde 1. Montrö anlaşmasıyla oynamanın Türkiye’nin Boğazlar ve Denizler üzerindeki egemenliği ile oynamak anlamına geleceğini söylüyorlar. Montrö tehlikeye girerse Türkiye’nin Karadeniz ve Ege Denizi’ndeki haklarını da kaybedebilir ve ayrıca dünya barışı baltalanır, diyorlar. 2. Orduda tarikatçılığın ülkeyi böleceği uyarısını yapıyorlar ve tarikatçılık yerine Atatürk ilkeleri adı verilen eski sistemi yani hala mevcut olan anayasal sistemi savunuyorlar.

Amaçlarına ulaşıyorlar mı?

Yandaş basın ve devlet kurumları sayesinde toplumda çok zayıf da olsa bir darbe tehdidi imajı yaratıldı. Montrö konusunda kafası biraz karışık olan AKP safları ve AKP devlet kurumları birleşti. Yargıtay bile emekli amiraller aleyhine açıklama yaptı. Halk biraz terörize edildi. Muhalefet korkutuldu. İyi Parti Başkanı Meral Akşener Erdoğan’la danışıklı bir görünüm vererek bildiriye “zevzeklik” dedi. Davutoğlu daha ileri giderek “Darbe heveslilerine geçit verilemez. Bu kötü niyetli sorumsuzluk örneğidir” dedi. Öte yandan İstanbul Sözleşmesi’nin iptalinde AKP ile yan yana duran Karamollaoğlu’nun bu olayda AKP’nin söylemine gelmediği görüldü. Kılıçdaroğlu, Temel Karamollaoğlu ile aynı telden “Halkımızın tek gerçek gündemi sofrasıdır” diyerek kenardan geçmeye çalıştı. HDP’nin bu kez Ergenekon ve Balyoz operasyonları dönemindeki hatayı tekrarlamaması ise dikkat çekti.

Yani muhalefetin sindirilmesi hedefi pek tutmamış görünüyor. Amirallerin bildirisinin ardından eski milletvekillerinin amiralleri destekleyen bildirileri geldi. Bir kısım eski askerler ise bildiriyi destekleyen açıklamalar yaptılar. Halktan insanlar arasında destek yaratıldığı ise çok kuşkuludur. Hatta emekli amirallerin birlikte bildiri yayınlaması halkta sempati topladı. Türker Ertürk gözaltına alınmadan önce katıldığı bir yayında referandum yapılırsa halkın yüzde 90’ından fazlasının bildiriden yana oy kullanacağını savunmuştu.

AKP hükümeti bildiriyi fırsat bilerek kendi darbesini yapmak istiyor ama halk sessiz değil. AKP engelle karşılaştı. Böyle giderde AKP saflarının birleşmesi de zora girecektir.

Amirallerin açıklaması AKP öncesi rejimi savunan sıradan askerlerin, gardrop Atatürkçülerinin yani sözde Atatürkçülerin bile atabileceği bir adımdı. O bildiriyi sağcının sağcısı, gericinin gericisi Demirel mezarından çıksa o dahi imzalardı. 30 Ocak 2020 tarihinde 126 emekli büyükelçi Montrö ve “Kanal İstanbul” hakkında ortak açıklama yapmıştı. Aralarında eski MİT Başkanı bile vardı. Bildiri, gardrop Atatürkçülerinin diliyle yazılmış olsa da Türkiye’yi bekleyen çok ciddi risklere işaret ediyor.

Bu olayda en büyük itibar yitimini MHP ve Vatan Partisi yaşadı. İyi Parti lideri zevzeklik açıklamasıyla kendi saflarında bile tepki topladı.

Erdoğan “Kanal İstanbul” projesini ve Montrö sözleşmesini kendisine egemenlik alanı yaratmak için gündeme getirdi. Karadeniz’de Rusya’yı sıkıştırmak isteyen ABD’ye kur yaptı. Rusya’ya da “Benimle arayı iyi tutmazsan Amerika’ya yol veririm” mesajı iletti. Erdoğan Ukrayna konusunda çok gerginleşen ABD-Rusya çatışmasından kendisine iktidar devşirmek istiyor. Ama bu yolun Türkiye için çok şeyi birden kaybetme riski taşıdığını herkes görüyor.

Bildirinin gerekçelerinden birisi de, görevdeki bir amiralin tekkede resimlerinin çıkması ile tarikatçılığın orduda vardığı düzeye tepkiydi. Orduya subay ve astsubay yetiştiren okullara dincilerin alınmasını serbest bırakan değişiklik yapıldı. Bildiri bunlara tepkiyi de ifade ediyordu. Bildiriye iktidar tarafından sert tepki gelmesinin bir sebebi de Erdoğan’ın orduda sevilmediğini gayet iyi bilmesi ve mevcut orduya bile güvenmemesidir. MHP ve Vatan Partisi ne derse desin Erdoğan geleneksel devlet anlayışını, dinciliğe kurban etti. Bildiri dinci tek kişi diktasına karşı ordudaki tepkiyi ifade ediyor.

Türkiye’nin sorunları elbette ki “Atatürk ilkeleri” ile çözülemez. Ama gardrop Atatürkçülerinin bile AKP’ye karşı çıkması halkın lehine bir gelişme oldu[1]. Buradan sosyalist hareketin gelişmesine uygun sonuçlar çıkarmalıyız. “Tam AKP’yi seçimlerle götürecekken işleri bozdular” yolundaki eleştiriler gerçekçi değildir. AKP seçimle gitmeye razı olmaz. Örgütlenmemiz gerekir.


[1] Gözaltına alınan emekli amirallerden Türker Ertürk, emekli amiraller ve emekli generaller arasında gördüğüm kadarıyla en tutarlı olanıdır. Türker Ertürk Suriye’nin dincilerle birlikte işgaline, Libya’ya askeri müdaheleye ve Hükümetin Doğu Akdeniz’de “Mavi Vatan” demagojisine karşı çıktı. Hatta laiklik mücadelesinde Kürt siyasal hareketiyle ittifaka girilmesi gerektiğini de anlamış olduğu görünmektedir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.