Ataşehir Belediyesinde imzalanan toplu sözleşmeye işçiler tepki gösteriyorlar

0
745

Türkiye’nin çeşitli il ve ilçe belediyelerinde bir süredir toplu iş sözleşmesi görüşmeleri yürütülüyor. İstanbul’daki CHP’li belediyelerde belediye emekçileri haklı taleplerini sahiplenerek işverenler tarafında çözüm geliştirilmemesi nedeniyle grev haklarını da kullanarak mücadele etme yolunu seçiyorlar. İktidarın bu hak arama mücadelesini kendi yararına istismar etmesi konusunda ise işçiler titiz davranıyorlar.   

Kadıköy ve Maltepe Belediyesi’nde yapılan grevlerde emekçiler kamuoyuna güçlü mesajlar verdiler. CHP’li belediyelerin emek konusundaki kötü tutumlarına çeki düzen vermesi konusunda onları uyardılar. Direnme eğilimi içinde olan işçiler aynı zamanda da sendika bürokratlarının zorbaca tutumları nedeniyle bu mücadelelerinde ortada bırakıldılar. Genel-İş Genel Merkezi ile CHP Genel Merkezi arasında işçiler aleyhine geliştirilen ilişkiler çalışanların geleceğini karartıyor.  

Kadıköy’de grevin 3’ncü gününde Genel-İş Genel Merkezinin işçilerin sözleşmesine gizlice imza atması çalışanlar arasında büyük öfke yaratmıştı. Maltepe Belediyesi işçilerinin grevi ise 6’ncı gününde işçiler oylama ile greve devam etme kararı almasına rağmen sendika genel merkez yöneticileri tarafından sözleşmelerine gizlice imzalara atılarak “satıldılar”. Çalışanlar genel merkez yöneticilerinin bu zorba tutumlarına büyük öfke duyuyorlar.  

Ataşehir Belediyesi’nde ise toplu sözleşme sürecinin yasal süresi bu gece sona eriyordu. Anlaşma sağlanamaması durumunda 1 Mart gecesi işçiler greve çıkacaklardı. Belediye yönetimi işçilere yeni haklar vermek yerine bir önceki dönem kazanılmış olan kimi hakların ellerinden alınmasın dönük bir tutumu işçilere dayatmıştı. Çalışanlar, kazanılmış haftalık 40 saat çalışma hakkı ile cumartesi ve pazar günleri izinli sayılıyorlardı. Hafta sonu bir gün çalışmanın karşılığında ise 2 günlük yevmiyeleri tutarında ücret alıyorlardı.  

40 saat çalışma biçimi Zabıta Müdürlüğü, Kültür Müdürlüğü, Kadın ve Aile Müdürlüğü, Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğü bünyesinde bulunan Aşevi, Sosyal Market, Çağrı Merkezi ve Santral, Güvenlik Çalışanları, Eğitmen ve Öğretmenler için ortadan kaldırılmak isteniyordu.   

Birçok belediyede kabul edilen sosyal yardım ücreti, kıdem (yıpranma) ücreti, risk primi gibi talepleri büyük ölçüde reddedilmişti. Yapılan pazarlıklar ile bu talepler belli seviyelere getirilebildi. Yapılan sözleşme ile çalışanların bir önceki dönem aldıkları “seyyanen” ücreti sosyal yardım paketine eklendiği belirtilerek işçilerden geri alındı.   

Çalışanların büyük çoğunluğu için ücretlerinde önemli oranda bir değişiklik olmayan bir sözleşmeye imza atıldı.  

Sözleşmenin imzalanma biçimi ise hem temsilciler arasında hem de işçiler arasında tartışma konusu oldu. Genel merkez yöneticilerinin dahil edilmediği sözleşme görüşmeleri bugüne kadar şeffaf şekilde temsilcilerin yer aldığı ve işçilerin hızlıca bilgilendirilerek sürece dahil edildiği bir düzeyde yürütülüyordu. İşveren tarafından verilen son tekliflerin çalışanlar arasından tartışılmadan ve fikirleri alınmadan imzalanmış olması işçiler ve temsilciler arasında tepki yarattı.  

İşveren tarafının sözleşmeyi hızlıca imzalatma tutumuna direnç gösterilmemesi tepki çekti.  

Maltepe ve Kadıköy’de sendika genel merkezinin sözleşmelere gizlice imza atması hem şube yönetimi hem de kimi temsilciler tarafından gerekçe gösterildi ve sözleşmenin son hali ile imzalanması gerektiği görüşü bir zorunluluk olarak sunuldu. Kimi temsilciler ise bu tutumu doğru bulmayarak sözleşmenin imzalanmasına onay vermediler. Temsilcilerin bir kısmı işçilere bir gün öncesinden belediye binası önünde toplanma çağrısı yaparak sözleşmenin geldiği son noktayı birlikte tartışmaya, ortak tutum belirlemeye ve işçileri sözleşmelerini sahiplenmeye davet etmişlerdi. Şube yönetimi bazı temsilcilerin de onayını alarak sendika genel merkez yöneticilerinin müdahale etme ihtimalinin yüksek olduğunu belirterek sözleşmeye inisiyatif alarak imza atacağını belirtti.   

İşçilerin kendilerine sunulmayan son teklife hızlıca imza atılması tepki çekti. Çalışanlar hem sendika temsilcilerine hem şube yönetimine tepkiler gösterdiler.   

İmzalanan sözleşmede kabul edilen en son ekonomik maddeler şu şekilde:  

En düşük Taban ücret brüt 138,81 TL; ilk yıl zam oranı %8, ikinci yıl %10; ikramiye 15+15 gün; sorumluluk-direksiyon primi normal işçi 3 TL brüt-kalifiye işçi 5 TL brüt; yol ücreti çalışılan gün üzerinden İETT bedeli; yemek nakit 18 TL net; yakacak parası (aylık) 60 TL brüt, Ramazan ve Kurban Bayramı 200 TL brüt; kıdem ücreti (yıpranma) 2018 yılından geçerli olmak üzere 10 kuruş brüt, sosyal paket (Aylık) 205 TL net.   

40 Saat çalışma biçimi ise işçilerin hakkı olarak eski haliyle yeniden tanımlandı.  

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.