Babalar Günü ve Devlet Baba

0
238

Tülay Sönmez

Çocukluğumdan bu yana anlam yüklenen günlere kayıtsız değilimdir. Doğum günü, yılbaşı, Anneler Günü, Babalar Günü. Bu yıl Babalar Günü’nde babamı, cancağızımı çok özlemle anıyorum ve de çok özlüyorum.

Anne ve baba rolleri koruyucu ve kollayıcı olması nedeni ile de kutsallıkla eşitlendirilmiştir. Zarar veren ebeveynlerde bir bozukluk olduğu, işin profesyonelleri tarafından kabul edilmiş ve ettirilmiştir. Ben babamın içinde olduğu anılarımdan birkaç tanesini anlatsam öyle sanıyorum ki pek çok kişinin gözyaşı yüreğine akar.

Anne ve babaların sahiplendikleri ve kendilerinin bir parçası gördükleri evlatlarına hakkaniyetli ve eşit davranmaları beklenir. Kişi kendini en çok baba ocağında güvende hisseder ama babaların babası “DEVLET BABA”dır diyorsanız şöyle bir bakalım.

Günlerdir devlet ve baba kelimelerini kim, niye bir araya getirip onlara yücelerden yüce bir anlam yüklemiş, onu düşünüyorum.

Düşünüyorum, ne kadar!

Nerede ise yaşımın iki katı kadar olan yılları düşünüyorum.

Mustafa Suphilerle başlayıp Tahir Elçi ile devam eden katliamları (hepsini yazarsam sayfalar tutar ve hepsi çok çok önemli kişiler); Dersim, Çorum, Sivas, Roboski, Suruç, Ankara Garı katliamını… Kimdi sorumlusu?

Devlet baba ise, kime baba?

“Serdengeçti” ve “vatan sevdalısı” geçinen sahtekarlar gerçekten devleti babaları olarak görüyor mudur?

Devletin yüceliği, tüm yurttaşlara eşit hak, hukuk ve adalet tahsisi üzerine kurulu ise ben ve benim gibiler abartıp kompleksli mi davranıyor?

Uzun zamandır elinde ve ruhunda devrimci kanı olan bir çete liderinin açıklamaları ile oturup kalkıyoruz ve her defasında, bu da mı, diyoruz.

Üstelik de mide bulandırıcı olayların en önemli suç ortakları halen pişkin, halen hayasız ve halen devlet koruması arkalarında ballı kaymaklı hayatlar, saraylar saltanatlar yaşamaya devam ediyor.

Çıkar ilişkilerinin zedelendiği bir yerde HISIMLARIN nasıl HASIM olduğuna, bırakın Türkiye’yi, dünya tanıklık ediyor.

Sedat Peker konuşuyor, üstelik de bir ayı aşkındır konuşuyor. O konuştukça devletin kutsiyeti imajı yerle bir oluyor. Suç örgütü lideri konuşuyor ve diyor ki: “Mahallenin delileriyiz, serdengeçtileriyiz, Turacılarıyız.” Sonra da devletin yetkili kişileri ile ortaklaşa yaptıkları darpları ve gaspları anlatıyor. Hep birlikte dinlemeye devam ediyoruz, deşifre edilen her olay çok ciddi ve önemli konular.

Deşifre olan kişilerin gördüğümüz kadarıyla bir mahcubiyeti olmadığı gibi yüzsüzlükleri de devam ediyor.

İktidar bu olaydan tabi ki olumsuz etkilendi ama muhalefet Sedat Peker’e itibar kazandırmamak için mi gür bir ses çıkartmamakta? Oysa ki bir süredir Türkiye’nin haber kaynağı maalesef ki olayların bir şekilde faili olan Sedat Peker’dir.

Kısa günün kârı, acımız perçinlendi, yüreğimizde kabuk bağlayan yara tekrar kanadı. Devletin babalığını sorgulayan kişiler vatanı satmaktan, vatan hainliğine kadar soysuzlukla suçlanıyor.

Sizce Ahmet Şık yanlış bir yerden mi bakıyor? Veya söylemlerinin neresinde yanlış var?

“Devlete katil denmez, devlet babadır” diyorsanız babalık edenlerimiz birbirinden çok farklı demektir.

O zaman sizin Babalar Günü’nüz hep kutlu olmuştur.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.