Haftanın özeti

0
330

Haftaya Türkiye gündemi ile başlıyoruz. Hükümet günlerce ormanlarımızın yanmasını seyrederken halk yangınlarla mücadelede hemen her yerde süratle organize oldu ve canla başla çalıştı. Devrimciler ve ilerici güçler bu dayanışmanın parçası oldular. Diğer yandan canlı yayına çıkarken bile soruları önceden alıp cevapları prompterden okuyan Erdoğan şu an dünyada yangınlara en kısa sürede müdahale eden ülke konumuna girdiğimizi söyledi. Ayrıca daha önceki günlerde THK’nın elinde olan uçakların eski ve su taşımakta yetersiz olduğu söylenmişti. Hangarda çürümeye terkedilen uçakların aksine, İsrail’den kiralanan uçakların daha eski ve daha düşük su taşıma kapasiteli olduğu ortaya çıktı.

Yangınlar komşumuz Yunanistan’ı da vurdu ama Yunanistan yetkililerinin olaya daha dürüstçe yaklaştığı görüldü. Yunanistan’da yangınların kontrol altına alınamaması nedeniyle önce Başbakan Miçotakis şimdi de Sivil Savunma ve Kriz Yönetim Bakan Yardımcısı Nikos Hardalias özür diledi. Hardalias ağlayarak özür dileyerek istifa talebinde bulundu. İstifa etmesi gereken Erdoğan ve AKP kendisine başarı yalanları uyduruyor. Yangınlar hakkında yalan haber yapmayı kabul etmeyen televizyon kanallarına ise cezalar yağıyor, saldırılar yapılıyor ve yasaklar getiriliyor.

AKP’nin, şeriatçı yobazları Türkiye’ye toplayarak ülkemizi dincileştirmesi karşısında umutsuzluğa düşen Türkiye insanı ülkeyi terk ediyorken, hükümetin göç politikasına tepkiler de çatışmalara dönüşüyor. Erdoğan’ın ABD Başkanı Biden ile yaptığı anlaşmanın ardından Afganistan’dan yola çıkan mülteciler, İran üzerinden Türkiye’ye giriş yapıyor. Ülkemize giriş yapan Afgan göçmenlerin sayısının günde 500 ila 1000 arasında olduğu ifade ediliyor. Ankara’nın Altındağ ilçesinde bir parkta mültecilerle yerli halk arasında çıkan kavgada bıçakla yaralanarak hayatını kaybeden 18 yaşındaki Emirhan Yalçın’ın ardından mültecilere ve Suriyelilere yönelik saldırılar gerçekleştirildi. Emirhan Yalçın’ı bıçaklayarak öldüren kişinin Suriyeli olduğunun öğrenilmesi üzerine, geçtiğimiz gecelerde Önder ve Battalgazi mahallelerinde sokağa çıkan bir grup, Suriyeliler’e ait olduğunu düşündükleri ev ve dükkanları taşladı, otomobillere zarar vererek kullanılamaz hale getirdi. Saldırgan grup, tekbir getirerek sokaklarda gezdi. Polisin pasif kaldığı görülen olayların arkasında provokasyon olduğu görülüyor. Hükümetin gerici göç politikasına karşı etkili tavır almak ihtiyacı gitgide daha çok önem kazanıyor.

Hükümet yangın ve sel felaketlerini zam felaketi ile birleştiriyor. Elektrik ve doğalgaz zamlarının ardından LPG’ye de zam yapıldı. Enerji Petrol Gaz İkmal İstasyonları İşveren Sendikası’ndan (EPGİS) yapılan açıklamaya göre, 10/08/2021 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere, 17 kuruş daha zam geldi. Zam, pompa satış fiyatlarına yansıyacak. Bu da iğneden ipliğe yeni zamları tetikleyecektir.

İstanbul Sözleşmesi’ni kaldıran iktidarın, kimleri korumak için böyle bir karar aldığını yaşanan olaylarla her gün daha iyi anlıyoruz. Ankara’da geçen sene hayatını kaybeden 21 yaşındaki Aleyna Çakır’ın ölümünün baş şüphelisi olan ve uyuşturucu madde kullandıkları görüntüleri sosyal medya hesabından paylaşmasının ardından tutuklanan ve 17 Temmuz’da tahliye edilen Ümitcan Uygun’un DNA’sı, bu kez de evinde ölü bulunan Esra Hankulu adlı bir kadının cesedinde bulundu.

Sedat Peker’in sosyal medyada başlattığı Burhan Kuzu tartışması AKP adaleti ve ahlakının nasıl çürümüş olduğunu bir kez daha gözler önüne getirdi. 1 Kasım 2020 tarihinde koronadan öldüğü bildirilen ve rüşvet, şantaj ve yolsuzluklar iktidarının merkezindeki isimlerden Burhan Kuzu’nun aslında öldürülmüş olabileceği belirtiliyor.

Tüm bu olayların yanında koronavirüs yayılmaya devam ediyor. Türk Tabipleri Birliği (TTB), 20’den fazla hekime aşı karşıtı açıklamalar yaptıkları için disiplin süreci başlattığını duyurdu. Ayrıca 100 sağlık çalışanı hakkında da suç duyurusunda bulundu.

Dünyadan haberlerle devam edelim. Aşı karşıtları ülkemizde de olduğu gibi pek çok ülkede var. Almanya’nın Aşağı Saksonya eyaletinin Friesland bölgesinde bir hemşirenin binlerce kişiye korona aşısı yerine tuzlu su solüsyonu enjekte etmiş olabileceği ortaya çıktı. Söz konusu hemşirenin aşı karşıtı paylaşımlarının da iddiaları güçlendirdiği belirtiliyor.

ABD emperyalistlerinin Afganistan’ı 20 yıl işgal ettikten sonra Taliban’a teslim ettikleri günden güne ortaya çıkıyor. Ülkenin kuzeyindeki önemli kentlerden Kunduz’u ele geçiren Taliban güçleri Kabil’e doğru hızla ilerliyor; Afganistan’ın ikinci büyük şehri Kandahar ve üçüncü büyük şehri Herat’ın ele geçirildiği duyuruldu. Taliban ele geçirdiği bölgelerde katliamlar yaparak Afganistan’da dinci karanlığın egemenliğini kuruyor. Yıllardır ABD emperyalistleri ile Taliban’ın egemenliği altında nefes alamaz hale getirilen Afganistan halkını zor bir yeni dönem bekliyor. Erdoğan Taliban lideri ile görüşmek istediğini ifade etti. ABD emperyalizmi ile Erdoğan rejiminin Afgan gericiliğini yanlarına alarak Orta Asya’da yeni tertipler peşinde oldukları görülüyor.

Yaklaşık 2 hafta boyunca devam eden orman yangınları ve son olarak Sinop, Bartın ve Kastamonu’da yaşanan sel felaketleri AKP hükümetinin ülkemize nasıl yabancı ve düşman bir güç olduğunu ortaya koydu. Yaşanan felaketlerde şu ana kadar en az 27 kişinin yaşamını yitirdiği kaydedildi. Halk orman yangınları ve sel felaketleri karşısında süratle organize olarak nasıl güçlü bir dayanışma potansiyeli taşıdığını ortaya koydu. Devrimciler bulundukları her yerde bu dayanışmanın duyarlı, aktif ve mütevazı gönüllüleri olmalıdır. Bu dayanışma halkla bağlar kurmak için çok önemli imkandır. Diğer yandan mülteci sorunu ülkemizin en önemli sorunlarından birisi haline gelmiştir. AKP işgal ettiği ülkemizi gericilerle doldurarak Türkiye’yi dünyanın gericilik merkezi haline getiriyor. İlerici güçler bu konuda ırkçılığa düşmeksizin birlikte davranabilirse AKP’nin bu hainliği kendisine karşı dönecektir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.