Haftanın Özeti

0
241

Ünlü şairimiz Ahmet Arif bugünleri görseydi “kadınca olsun isterim, dostluk da düşmanlık da” diye yazardı. 8 Mart gösterileri bir kez daha gösterdi ki Türkiye artık yiğit kadınların ülkesidir. Denizlerin Mahirlerin ve İbrahimlerin direnişçiliğini en çok kadınlarda görüyoruz. AKP iktidarı 8 Mart’ta, kadınların sınıfsal, ulusal ve cinsel sömürüye karşı yapmak istedikleri yürüyüşleri yine yasaklar ve polis gücüyle engellemeye çalıştı. Tüm engellemelere rağmen alanlara çıkan kadınlar gericiliğin artan baskı ve şiddetine karşı protestolarını cesaretle ve coşkuyla ortaya koydular.

Türkiye’de devrimci kadınların yıllardır ortaya koyduğu direnişçi örnek İyi Parti lideri Meral Akşener’i bile etkiledi. Meral Akşener’in hangi sınıfa mensup olduğunu, kim olduğunu biliyoruz. Ama halkın, yiğit kadınları nasıl taktir ettiğini Akşener de gördü ve Bahçeli’nin kendisine “Fosforlu Cevriye” ifadeleriyle saldırması karşısında sesini yükseltmesiyle kamuoyunda taktir topladı. HDP’nin Meral Akşener ile bu noktada dayanışma göstermesini doğru buluyoruz.

Geçtiğimiz hafta Erdoğan’ın açıkladığı “İnsan Hakları Eylem Planı” daha ilk haftasında sönümlenip gitti. Toplumun genelinde bu yönde bir beklentinin de kalmadığı görüldü. Plan’ın açıklandığı aynı hafta içinde yine kadınlara yönelik, şiddet, tecavüz ve ölümler yaşandı.

Ekonomideki kriz ve ağır sorunlar karşısında halkın yoksulluğu ve çaresizliği artarken, Erdoğan’ın bir “itibar” meselesi olarak gördüğü ve “tasarruf” yapılamayan tek şey “saray şatafatı” oldu. Yazlık ve kışlık saraylara bir yenisi daha eklendi. Türkiye ile Kuzey Kıbrıs arasında “İktisadi ve Mali İşbirliği Antlaşması” ile bir Cumhurbaşkanlığı Sarayı projesi daha duyuruldu. Türkiye, proje için 14 Milyon Türk Lirası taahhütte bulundu.

AKP iktidarının dış politikadaki hızlı U-dönüşleri devam ediyor. Erdoğan’ın kendi iktidarını korumayı esas aldığı, ABD eski Başkanı Trump ile yürüttüğü ikili görüşmeleri yeni Başkan Biden ile yürütmesinin zor olacağı görülüyor. NATO üzerinden de bölgedeki gücünü korumak ve geliştirmek isteyen ABD, AKP iktidarından bu durumu gözeten adımlar beklemektedir. İktidarın, Mısır ile yakınlaşma sinyalleri de buna uygun düşmektedir.

Bu haftaki dikkat çeken olaylardan bir diğeri de, Katolik dünyasının ruhani lideri Papa Françesko’nun, Irak ziyareti idi. Başkent Bağdat, Erbil, Musul ve Ninova’ya giden ve üç semavi dini oluşturan İbrahimi dinler arası barış ve hoşgörü mesajları veren Papa, Irak nüfusunun yaklaşık yüzde 70’ini oluşturan Şiilerin dini lideri Ayetullah Sistani ile görüştü. Irak Başbakanı Mustafa el-Kazımi de Papa’nın ziyareti vesilesiyle 6 Mart’ı Ulusal Hoşgörü ve Birlikte Yaşama Günü ilan etti.

Suriye’de Beşar Esad Hükümeti’ni devirmeye yönelik başlatılan uluslararası operasyonun üzerinden on yıl geçti. İşgalcilere karşı direnen ülke korkunç bir iç savaşa sürüklendi. Gerici Arap rejimlerinin ve Erdoğan iktidarının hedefine koyduğu Suriye’yi parçalama operasyonu, IŞİD gibi gericiliğin en koyusunu kuşanmış bir katiller ordusu yaratma operasyonu oldu aynı zamanda. Bunda, Batı’nın muazzam payının olduğunu da unutmamalıyız. 2011 yılının Mart ayında başlayan savaş, korkunç yıkım ve hasara neden oldu. Birleşmiş Milletler raporuna göre, Suriye’de geçen on yıl zarfında 400 binden fazla insan öldü. Yaklaşık 12 milyon insan yerinden edildi. 13 milyon 400 bin Suriyeli şu anda yardıma muhtaç durumda ve iki milyon insan ise aşırı yoksulluk içinde yaşıyor.

Mart ayı ülkemiz tarihi açısından önemli bir aydır. 12 Mart 1971 cuntası, solcu ve devrimcileri hedef alarak, devrimci gençliğin önemli liderlerine yönelik yok etme saldırılarına yönelerek toplumu susturmaya çalışmıştı. Yine, 30 Mart’ta Kızıldere’de Mahirlerin solda birlik ve dayanışma örneği direnişleri yaşandı. 12 Mart 1995′ te Gazi Mahallesi’nde Alevilere yönelik yapılan saldırı sonrası günlerce süren gösteriler yapıldı. 21 Mart Newroz ezilen halkların sevgi ve direniş bayramıdır.

Son dönemlerde gazetecilere yönelik peş peşe yaşanan saldırılara bir yenisi daha eklendi. Gazeteci Levent Gültekin, programa katılmak için gittiği TV kanalı binasının önünde 25 kişilik bir grubun saldırısına uğradı. Bu saldırı dalgası iktidardan besleniyor.

Mevcut gerici ve faşist iktidarın hedef aldığı kesimlerin birlikte direnmekten başka çaresi yok. Ancak birlikte davranarak saldırılara karşı birbirimizi koruyabiliriz ve yeni mücadele olanaklarımızı yaratabiliriz. Devrimci kadınların özgürlük aşkı, yiğitliği, güvenilirliği, dayanışmacılığı, tutarlılığı ve alçakgönüllülüğü örneğimiz olmalıdır.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.