Haftanın Özeti

0
458

Libya’da ve Doğu Akdeniz’de üst üste geri adımlar atan Erdoğan, prestiji kurtarmak amacıyla Kürt hareketine saldırıyor. Irak Kürt bölgeleri saldırı altında. İçişleri Bakanı’nın açıklamasına göre Ağrı, Iğdır, Kars ve Ardahan’da da 2 bin 65 askerin katılımıyla saldırılar yapılıyor. Halk yiyecek ekmek bulamazken kaynaklar askeri harekata gidiyor. AKP savaştan yarar umuyor. Savaş yoluyla Kürt-Türk düşmanlığını geliştirmek, Türkiye’nin ve Türk halkının “savunucusu” görünmek istiyorlar. Suriye’de Kürt güçlerini ABD ile işbirliğiyle suçlayan AKP’nin kendisi Suriye’de ABD ve İsrail ile el ele yürüyor. İsrail 3 gün önce Lazkiye ve Hama bölgelerine füzeli saldırılar düzenledi. Suriye hükümeti, İsrail’in Ocak ayından beri Şam, Kuneytra, Deyrizor bölgelerine saldırdığını açıkladı. Dış politikada ve ekonomide sıkışan Erdoğan ABD’nin ve Batı’nın desteğini almaya çalışıyor. Çünkü tam bu koşullarda ABD’deki Halk Bankası ve Zarrab davaları onu çok büyük zorluklara düşürebilir. Erdoğan Mısır’la anlaşarak Müslüman Kardeşler’e desteğini azaltırken diğer yandan ise Rusya’ya karşı ABD’nin yanında yer alabileceğinin işaretlerini veriyor.

Türkiye işsizlikten intihar edenlerin ülkesidir. Son olarak Diyarbakır’da Şeyhmus Tufan adlı genç geçim sıkıntısı nedeniyle bunalıma düştü ve hayatına son verdi. Türkiye’de 2002-2019 yılları arasında geçim sıkıntısı nedeniyle 5 bin 806 kişi intihar etti. 2020 yılında 99 bin 588 esnafın dükkanı ile 40 bin 735 şirket kapanırken, gerçek işsiz sayısı 10.7 milyona ulaştı. Artık bir hanede birden fazla kişi borçlu.

Kapanma tarihinin bitimi hakkında sözü Sağlık yetkilileri yerine Turizm Bakanı söyleyince kapanmaktaki amacın turizm gelirlerini kurtarmak olduğu netleşti. Hükümet kapanma gerekçesiyle dinci alkol yasağını meşru göstermek için nalbur ürünlerinin, kırtasiye malzemelerinin dahi satışını yasaklayarak hem daha çok tepki topladı hem de beceriksizlik sergiledi. Ancak kapanma henüz virüsün yayılmasını önleyemedi. Korona virüsünün yayılması ve ölüm sayılarının gizlendiği iddiaları karşısında Nijerya da yurttaşlarının Türkiye’ye seyahat etmesini durdurdu.

Bilindiği gibi alkol yasağı ve benzeri dinci uygulamalarla yalancılığın, adaletsizliğin, soygunculuğun ve yolsuzlukların artışı yan yana gidiyor. AKP Ümraniye Belediye Başkanı’nın babasının 2 Mayıs’ta kaldırılan cenazesinde korona sınırlamaları gene hiçe sayıldı. Cami yeri miting alanına dönüştü. 1Mayıs’ta “halk sağlığı” ileri sürülerek göstericiler eziyetlerle gözaltına alınmıştı. En büyük ahlak ve adalet ihlali AKP’lilerin her yerde ayrıcalıklı insanlar olmasıdır.

Geçtiğimiz hafta alevlenen Ermeni Soykırımı tartışmalarında muhalefetle iktidar Osmanlı Devleti’ne sahip çıkmak üzerinde yarışırken AKP hiç fırsatı kaçırmadı. Ekrem İmamoğlu’nun bir Osmanlı türbesinde ellerini arkasına bağlayarak yürüdüğü gerekçesiyle İçişleri Bakanlığı tarafından İmamoğlu hakkında soruşturma açıldı. Osmanlı kültürel eserler anlamında bir önem taşıyabilir ama hiç bir ilerici, demokrat ve yurtsever Osmanlı Devletine sahip çıkamaz. O bir aile devletidir, hanedan devletidir ve Türklerin de içinde olduğu bütün halkları ezen bir devlettir. İlerici hareketin tarihi Osmanlı’ya isyanların tarihidir.

Gelişmeler Erdoğan’ın ABD ile Rusya arasında seçim yapmak zorunda olduğuna işaret ediyor. AB ile ABD arasındaki NATO ittifakı Rusya’ya karşı dişlerini gösteriyor. NATO ittifakına üye olmayan AB ülkeleri bile artık onun askeri harcamalarına para verecekler. AKP’nin mevcut koşullarda ABD yanında yer alması için yukarıda saydığımız gibi önemli nedenler bulunuyor. ABD yeniden Batı’yla arayı yapmaya çalışıyor. Bu yol ayrımında MHP farklı bir rol alabilir.

Geçtiğimiz günlerin en önemli gelişmelerinden biri Kolombiya halkının hükümete karşı koyması üzerine saldırıya uğraması oldu. Kolombiya halkı 28 Nisan’da “Fakire ekmek yoksa zengine de huzur yok!” (Si no hay pan para el pobre no habra paz para el rico) şiarıyla eyleme çıkarak hükümetin “vergi reformu” adı altında uygulamaya çalıştığı işçilere ve yoksullara karşı ekonomik saldırı paketini geri çekmesini sağlamıştı. Bilindiği gibi bu slogan 2019 yılında Şili’deki halk hareketinde ortaya çıkmıştı. Şimdi hükümetin karşı saldırıya geçerek onlarca insanı öldürdüğü ama halkın direndiği bildiriliyor.

Türkiye’de halkın sessizliği ise özellikle örgütsüzlük sonucudur. Latin Amerika ülkelerinde genelde halk daha örgütlüdür. AKP kendinden önceki rejimden halkın örgütsüzlüğünü ve devrimci güçlerin dağınıklığını devraldı, onu sürdürüyor ve derinleştiriyor. Çare, devrimcilerin ve halkın örgütlenmesinden geçiyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.