Haftanın Özeti

0
157

2020 başlarından bu yana dünyada yaşamı ve ekonomiyi altüst eden Covid-19 virüsü etkisini sürdürmeye devam ediyor. Neredeyse bir yıl geçti fakat halen emperyalist Batılı ülkeler bu virüsle baş etmeyi bir türlü beceremediler. Aşılar bulundu, risk grubundaki insanlara ve sağlık personeline aşı yapılmaya başlandı, gene de virüsün yayılma hızı hala kesilemedi ve başta İngiltere olmak üzere çok yerde ölümler artarak devam ediyor.

Bir kesim insan aşı karşıtıdır ve aşının insanlar üzerinde yaratacağı yan etkileri tartışmakla meşguller. Avrupa ülkeleri bu durumdayken planlı ekonomiye dayanan Çin Halk Cumhuriyeti hem Covid-19 hasta vaka sayısını minimuma düşürmeyi başardı hem de ekonomisini yüzde 2.3 büyüterek arttırdı.

Seçimleri kaybettiğini bir türlü kabul edemeyen Trump’ın “Vatan Partisi” isimli yeni bir parti kurmaya hazırlanıyor olduğu bildirildi. Yakında bir biçimde yeniden geleceğini belirten Trump’a parlamento baskınından ceza verilip verilmeyeceğini göreceğiz. Trump ceza verilerek tasfiye edilse bile yenileri gelir çünkü geliştirdiği faşist çizgi Amerikan toplumunda destek görüyor. O endişe nedeniyle Biden, başkanlığı binlerce asker ve polis korumasında devralabildi. Kapitalist sistem içinde bulunduğumuz dönemde metropollerde bile faşizmi yükseltiyor.

Biden’ın gelişi Avrupa Birliği ülkelerinde yükselen faşizm ve şovenizmden endişeli çevrelerde büyük sevinç yarattı. Türkiye’de liberal muhalefetin de Biden’dan fazla umutlu olduğu gözlenmektedir. Biden yönetiminden fazla umutlananlara ihtiyat tavsiye ediyoruz. Biden aslında üçüncü dönemdir iktidara geliyor. Obama’nın başkanlığı döneminde (2009-2017) iki kez başkan yardımcılığı yaptı. Obama ile birlikte 2010 yılı sonlarında Libya’nın ve Suriye’nin yakılıp yıkılmasına, IŞİD’in yükselişine yol açan kanlı Arap Baharı’nı tezgahladılar. Obama o zaman nasıl ilk siyahi başkan olarak lanse edildiyse bugün Kamala Harris de ilk kadın başkan yardımcısı olarak lanse ediliyor. Üstelik o da esmer derilidir. Ama bunlar ne yazık ki propagandadır. Kimse egemen güçlerin temsilcilerinin cinsiyetine, derisinin rengine aldanmasın, saldırgan emperyalist siyaset devam edecektir.

Türkiye’ye gelelim. Evine ekmek götüremeyenlerin intihar ettiği, çöpten beslenenlere gitgide yenilerin katıldığı Türkiye’de Erdoğan’a 2021 yılında birisi Marmaris’te yazlık diğeri Bitlis’te kışlık toplam bedelleri 739 milyon planlanan iki saray daha yapılacağı ortaya çıktı.

Bu hafta Kadıköy ve Kartal Belediyesi’nde işçiler toplu iş sözleşmeleri için iş bırakma ve eylemler yaptılar. Finans Merkezi inşaatında çalışan işçiler kötü çalışma koşullarına karşı tepkilerini eyleme döktüler. Öte yandan PTT işçileri direnişi, Migros işçileri direnişi, Uzel Makine işçileri direnişi, Cargill işçileri direnişi ve ülkemizin çeşitli yerlerindeki bir çok işçi direnişi çeşitli talepler etrafında devam ediyor.

Geçtiğimiz haftaki özetimizde yer almayan çok önemli bir olayı belirtelim. Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Özdağ, Ankara’da silahlı ve sopalı saldırıya uğradı. Saldırıyı ne Bahçeli ne de Erdoğan’ın kınamış olması dikkat çekti. Saldırı hakkında hükümet kanadından MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın yaptığı açıklamada, “Bu hareketin delisi çoktur. Talimat falan dinlemezler” özendirici ifadelerini kullandı. Semih Yalçın’ın, “Biz kalemle ve dil ile mücadele ederiz. Şiddetle bizim işimiz olamaz. Ülkücü gençler artık sokaklarda değiller. O durum 80 öncesinde kaldı. Ülkü Ocakları kültür ve irfan ocakları oldu” şeklindeki sözleriyle saldırı aba altında sopa göstererek üstlenilmesi anlamını kazandı.

Şimdi muhalefet tarafında yer alan Özdağ’ın Ülkü Ocakları ve AKP milletvekilliği geçmişi olması dolayısıyla saldırı MHP ile AKP’yi birleştiriyor. Bununla birlikte saldırının arkasında özellikle MHP’nin olduğuna işaret ediliyor. Saldırıyla Erdoğan’ın MHP yerine İYİP’i tercih etme olasılığının engellenmesinin amaçlandığı yorumları yapılıyor.

Ne var ki muhalif basına ve milletvekillerine saldırı yeni değildir. 2019 yılında gazeteciler Sabahattin Önkibar, Ahmet Takan, Yavuz Selim Demirağ, Murat İde yazıları, haberleri nedeniyle sokak ortasında saldırıya uğramıştı. Faillere caydırıcı cezalar verilmedi. 2020 yılında aralarında Elazığ ve Diyarbakır’daki yerel gazetecilerin de bulunduğu 17 basın çalışanı yaptıkları haberler ve paylaşımlar nedeniyle darp edildi ya da tehdit edildiler. 2021 yılının ilk günlerinde 17 gazeteci birden saldırıya uğradı. Daha önce 2016 yılında gazeteci Can Dündar dinci çetelere silah taşıyan MİT tırlarını haber yaptığı için yargılandığı davada Adliye çıkışında silahlı saldırıya uğramıştı. 31 Ağustos 2020 tarihinde TİP milletvekili Barış Atay saldırıya uğramıştı. Öncesinde 21 Nisan 2019 tarihinde ise CHP lideri Kılıçdaroğlu, katıldığı bir asker cenaze töreninde AKP yanlıları tarafından linç edilmek istenmişti. Dolayısıyla hangi özel politik amaca hizmet ediyor olursa olsun bu saldırılar halkın susturulmasını amaçlamaktadır.

Resmi güçlerin arkasında durduğu saldırıların devam etmesi, halkın direnme hakkının vücut bulmasına olanak sağlayacaktır. Meşru direniş muhalefetin en geniş kesimlerini birleştirir ve iktidarı cascavlak ortada bırakır. 1980 öncesi artan faşist saldırılara karşı tüm ülkede yükselen direniş hafızalardadır. Mevcut iktidara karşı direnişin tabanı 1980 öncesinden çok daha genişlemiş bulunuyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.