Kıymayın çocuklara efendiler!

0
396

”Koşuyor altı yaşında bir oğlan,

uçurtması geçiyor ağaçlardan,

siz de böyle koşmuştunuz bir zaman.

Çocuklara kıymayın efendiler.”

Nazım Hikmet Ran

Seda Şanlıer

Dün Suriye’de iç savaşın 10’uncu yıldönümüydü. Irak’a demokrasi getirmek adına yapılan saldırı sırasında 270 bin Iraklı ölmüştü. Rejimin yıkılmasının ardından çıkan mezhep savaşlarında ise 4 milyonu aşkın Iraklı öldü. İşgalin ve mezhep savaşlarının ürünü IŞİD Ezidi halkını soykırımdan geçirdi. Ezidi kadınlar köle pazarında satıldı ve toplu tecavüzlere maruz kaldılar. Suriye’de çıkarılan iç savaşta yaklaşık 500 bin kişi yaşamını kaybetti. 12 milyon insan yani Suriye nüfusunun yarısı yerini-yurdunu terk etti. Bu sayının 5,6 milyonu Suriye dışına göçtü. Suriye’de iç savaşı kışkırtan, dincileri destekleyen Avrupa ülkeleri Suriye dışına göçenlerin sadece 1 milyonunu kabul etti. “Diktatör Esad, kendi halkını katlediyor”, diyen Avrupa burjuvazisi “Avrupa’yı Müslümanlardan kurtaralım!” çığlıkları atıyor. ABD emperyalistleri ve İsrail Suriye’nin dünyanın çeşitli ülkelerinden gelen dinci katillere karşı iç savaşı kazanmasını engellemek için IŞiD’i ve işgalci Erdoğan rejimini desteklediler. Vatan savunmasını kazandığını ilan eden Suriye’nin ülkesini imar etmesini engellemek için geçtiğimiz yılın başında Suriye’ye karşı çok daha acımasızca ekonomik yaptırımlar getirdiler.

Emperyalist güçlerin Ortadoğu’da başlattığı savaştan belki de en çok etkilenen çocuklar oldu. 2005 tarihli bir Türk Tabipler Birliği yayınının aktardığı bilgilere göre; Irak’ta sadece 1990-2005 arasında 2 milyon çocuk öldürüldü ve 4-5 milyon çocuk yaralandı, 12 milyon çocuk evsiz kaldı, 5 milyonu mülteci kamplarına gönderildi, 10 milyonu aşkın çocuk psikolojik travmaya uğradı. 300 bin çocuk silahlı çatışmalara katıldı. Göçün sıkıntısını çocuklar çekti. Türkiye’de çöplerden beslenen, Mc Donalds’da çöpe atılacak yemek artıklarını yediği için şeften dayak yiyen Suriyeli çocuk görüntüleri hafızalardadır. Suriyeli aileler çok büyük perişanlık yaşadılar. Kadınların bir kısmı yoksulluktan bedenlerini satmak zorunda kaldılar. Türkiye’den Avrupa’ya gitmeye çalışırken boğularak ölen ailelerden birine ait Aylan bebeğin kıyıya vurmuş hali hafızalardadır.

UNICEF’in yayınladığı rapora göre, Suriye’de, 2011 yılının Mart ayından bu yana 12 bin çocuk ya yaşamını yitirmiş ya da yaralanmış. Yedi yaşından küçük olan 5 bin 700’ü aşkın çocuk ne yazık ki silahlı çatışmalara fiili olarak katılmış. Savaş sırasında ise 1300 sağlık ve eğitim kuruluşu, saldırılara uğrayarak yıkılmış. Yine aynı rapora göre Suriye dahil olmak üzere savaş çıkan ülkelerde toplam 3,5 milyon çocuk okula gidemiyor. Bu sayı Ermenistan’ın toplam nüfusundan daha fazla. Yine aynı ülkelerde toplam çocuk nüfusunun yüzde 90’ı insani yardıma muhtaç durumda ve bu oran bir sene içinde yüzde 20 artmış. Ayrıca raporda Suriye’de ailelere verilen gıda kolisinin fiyatının son dönemde yüzde 230 oranında arttığı belirtilmiş.

En büyük acıyı kadınlar ve çocuklar çekiyor. Savaşın ve sefaletin içinde büyüyen çocuklar Türkiye’de ve Avrupa’da suç dünyasına malzeme oluyorlar. Batılı ülkeler Suriye’de yarattıkları ağır yıkımın sorumluluğunu Erdoğan’a ve kendilerinden başka herkese yıkıyorlar. Erdoğan ise hala Suriye’de dinci rejim kurmaya çalışarak emperyalizmin Ortadoğu’yu harabeye çevirme planında rolünü oynamaya devam ediyor. Emperyalistler Ortadoğu’ya müdahale etmeden önce Türkiye egemenlerine vaatlerde bulundular. “Bize yardım ederseniz çok kazançlı çıkacaksınız” dediler. Erdoğan bu vaade gönüllü oldu. Aynı vaatleri bölgede başka güçlere de yaptılar. Sonuçta Ortadoğu bu duruma geldi. Emperyalizmin böl-parçala-çatıştır-yönet oyununa karşı çocuklarımızın geleceği için birleşmemiz gerekiyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.