Türkiye İbrahimlere Hasret!

0
491

Bir an önce ayağa kalkarak ülkesine sahip çıkması gereken Türkiye solu özüyle sözü bir, tutarlı devrimci gençler arıyor. Yeni bir yol açmak için dişiyle tırnağıyla mücadele etmek zorunda olan Türkiye solu hiçbir zorluktan yılmayacak, yaratıcı gençler arıyor. Türkiye solu, mücadeleyle ilişkisini İbrahim gibi kurmuş devrimciler arıyor.

İbrahim Kaypakkaya işçi sınıfı ve ezilen insanlık için devrimci mücadelenin adıdır. İbrahim devrimci mücadelede alçak gönüllülüğü militanlığı yüksek bir devrimci iddia ile birleştirdi. Aslında bu iki temel özellik birbirini tamamlar. Devrimci iddia en çok alçak gönüllü militanlığa yakışır.

Bütün varlığıyla devrimci amacına yoğunlaşmış; örgütlü mücadelede en önemsiz görünen, en nankör işlere talip olmaktan hiçbir zaman kaçınmamış, gösterişçilikten uzak bir devrimciden söz ediyoruz. Örnek aldığımız, güç aldığımız, hiç tereddüt göstermeden gençlere örnek gösterdiğimiz bir devrimci!

İbrahim Kaypakkaya devrimci teori ile devrimci pratiğin kopmaz birliğinin adıdır. Kısa süren yaşamında verdiği eserlerden biliyoruz ki o devrimci teoriyi öğrenmek için en gayretli çalışan devrimcilerden biri oldu. İbrahim Kaypakkaya teoriyi laf olsun diye değil, devrimcileşmek ve mücadele etmek için öğrendi. O, pratiği teoriyle aydınlatma teoriyi de pratikle düzeltme ve geliştirme tutumunda oldu. İbrahim’in Kürt sorunu ve Kemalizm konusundaki görüşleri ve devrimci pratiği bu yoldan ortaya çıktı.

Bizler Kaypakkaya’nın mücadeleye adanmışlığını, gösterişsiz ve içtenlikli devrimciliğini, ulaştığı fikirleri cesaretle savunmasını, doğru bildiği yolda cesaretle yürümesini örnek alıyoruz. Yarattığı teorik ve pratik birikimi devrimci eleştirici tutumla sahipleniyoruz. Onun Türkiye tahlili; devrimin yolu, Kemalizm, ulusal sorun ve Türkiye devrimci hareketinin geçmişi hakkındaki görüşleri devrimci hareketimizin birikimidir. Bütün diğer stratejik katkılar gibi hepsi de eleştirici bir tutumla ele alınmalıdır.

İbrahim Kaypakkaya devrimci hareketimizin belli başlı bütün liderleri gibi tarihimizde özgün bir yere sahiptir. Fikirleri ve mücadeleleriyle Türkiye devrimci hareketine damgasını vurmuş Şefik Hüsnü, Mustafa Suphi, Hikmet Kıvılcımlı, Mihri Belli, Hüseyin İnan, Mahir Çayan ve İbrahim Kaypakkaya’nın liderlik ettiği mücadeleleri ortak devrimci mirasımız görüyoruz. Bu mirasa dinsel, mezhepsel grupçulukla değil devrimci eleştirel yaklaşımla bakmaya çalışıyoruz.

Bugün çok ihtiyacımız olan devrimci özellikler hepsinde ortak ve her birinde özgündür. Yaşadığımız dönemin devrimciliğini kurarken onlardaki sağlam devrimcilik onlardaki kendine güven çok büyük esin kaynağıdır.

Türkiye tarihinde eşitlik, özgürlük, dayanışma, emperyalizme karşı mücadele ve enternasyonalizm yolunda proleter devrimciliğin bugünkü kadar haklı; devrimci örgütlenmenin ve örgütlü mücadelenin bugünkü kadar önemli olduğu bir dönem yaşanmadı. Devrimciliğin özünden bu kadar uzağa düştüğümüz başka bir dönem de olmadı. Etkisizliğimiz bu yüzdendir. Oligarşi on yıllar boyunca Türkiye solunun direnişçi güçlerini ezdi ve alanı liberal solculuğun almasını sağladı. Devrimci güçler olarak oligarşinin etkisizleştirme planını boşa çıkaracak özgün bir direniş çizgisi geliştiremedik.

Özgürlük mücadelesini savunacak örgüt olmadığı için dinci faşizm 20 yıla yakındır ülkemizi esir almış durumda. Dinci faşizm halkı ve ilerici güçleri tıpkı İsrail’in Filistin’i ezdiği gibi eziyor. Türkiye İbrahim samimiyetinde, İbrahim kararlılığında, İbrahim alçakgönüllülüğünde, O’nun fedakarlığında ve yiğitliğinde örgüt insanı devrimcileri bekliyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.