Vatan Partisi Öncü Kadın Genel Başkanı, İstanbul Sözleşmesi’ni gericiler gibi homofobik sözlerle eleştirdi: “Sözleşme, doğal olmayan cinsiyetlerin dayatmasıdır”

0
752

Vatan Partisi Öncü Kadın Genel Başkanı Meltem Ayvalı, İstanbul Sözleşmesi’ni homofobik ifadelerle eleştirdi. Ayvalı, LGBTİ bireylerini kastederek, “toplumun doğal olmayan cinsiyetlere parçalanmasına rıza gösterilmesini dayatan bir metindir. Şekere bulanmış zehirdir.” ifadelerini kullandı. 

Vatan Partisi Öncü Kadın Genel Başkanı Meltem Ayvalı, bugün yaptığı açıklamayla İstanbul Sözleşmesi’ni hedef aldı. Ayvalı, sözleşmeyi eleştirirken kullandığı homofobik sözler gözden kalmadı. 

Ayvalı’nın konuyla ilgili yaptığı homofobik açıklamadan bazı bölümler şöyle: “İstanbul Sözleşmesi “maksadının” her ne kadar kadına şiddeti önlemek olduğunu ileri sürse de farklı cinsiyet kabullerini kadın sorunu gerçeğinin içine gizleyen, toplumun doğal olmayan cinsiyetlere parçalanmasına rıza gösterilmesini dayatan bir metindir. Şekere bulanmış zehirdir. Bu yönüyle; iddia edilenin aksine kadını değersizleştirmekte, aileyi tahrip etmekte ve toplumu ayrıştırmaktadır. Birlikte mücadele edecek kadını ve erkeği karşı karşıya getirmektedir.

İstanbul Sözleşmesi Türkiye’ye kadını aşağılayan yeni bir toplumsal model dayatmaktadır. Sözleşmenin dayattığı toplumda kadın ve erkek cinsiyeti dışında cinsiyetler vardır. Bu cinsiyetler, “toplumsal cinsiyet”, “cinsel yönelim”, “cinsel kimlikler” şeklinde sözleşmede yer almaktadır. Sözleşme; LGBTİ diye başlayarak alfabenin bütün harflerini kapsayan, kadın ve erkek cinsiyeti dışında, doğadan farklı, çürümüş neoliberal sistemle dayatılan cinsiyet türlerini hukuk normu olarak belirlemeye teşvik etmektedir.”

Ayvalı: “Sözleşme eşcinselliği yaygınlaştırıyor”

Ayrıca Ayvalı, sözleşme için şunları da belirtti: “Aslında, Türk kadını yıllardır toplum tarafından dayatılan cinsiyet rollerine ve ayrımcılığa karşı mücadele etmektedir. Oysa sözleşmede toplumsal cinsiyet tanımının yapıldığı bu maddenin hemen ardından gelen ve ayrımcılık yapmama ilkesini içeren 4. maddenin 3. bendinde “cinsiyet, cinsel yönelim, toplumsal cinsiyet ve toplumsal cinsiyet kimliği” korumaya alınıyor. Yani, toplumsal cinsiyet “cinsiyet rolleri”nin dışına çıkarılarak ayrı bir cinsel kimlik olarak tanımlanıyor. Ayrıca sözleşmede “eş” kavramının yanında “partner” kavramı kullanılıyor. Çok açık biçimde görülmektedir ki; İstanbul Sözleşmesi eşcinselliği yaygınlaştıran ve cinsiyetsiz toplum hedefine ilerleten bir araçtır. Sözleşmeyi önemli ve ayırt edici kılan özelliği de budur.” 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.